Tekil mesaj gösterimi
Alt 26 Temmuz 2022, 15:57   #1
Çevrimdışı
Zeze
Zeze - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcıların profil bilgileri ziyaretçilere gizlidir.
Standart Edebiyat-Sosyoloji İlişkisi Nedir?

Edebiyat-Sosyoloji İlişkisi Nedir?

Edebiyat-Sosyoloji İlişkisi Nedir?


İnsan ilişkilerini ve toplumun kültürünü, geleneklerini, aile yapısını, inançlarını, kurallarını ve değerlerini inceleyen bilim dalına sosyoloji denir. Sosyolojinin temelinde insan ve insanlar vardır. Edebiyat da insanı temel alır. Sosyolojinin araştırma alanına giren her şeyi, edebi eserde kurmacanın sınırları içinde görmek mümkündür. Roman, öykü ve tiyatrolarda toplum hayatının çeşitli yönlerini görebiliriz. Şiirlerde insan ilişkileri ve toplumun değer yargıları sıkça ele alınır. Edebiyatçılar insan ve toplumu bir sosyolog gibi nesnel ve bilimsel yöntemlerle ele almazlar. Onlar daha çok toplum gerçeklerinin insan üzerindeki etkileriyle ilgilenirler. Örneğin bir sosyolog; toplumsal bir gerçeklik olan göçün nedenleri ve sonuçları üzerinde dururken somut verilerden yararlanır, istatistiklere ve araştırmalara dayanarak sonuca ulaşır. Edebiyatçının böyle bir zorunluluğu yoktur. Edebiyatçı, örneğin bir kişinin ve ailesinin Erzurum’dan Adana’ya göç ettikten sonra yaşadığı trajik olayları kurmaca şeklinde anlatarak zorunlu göçün insan ve toplum hayatı üzerindeki yıkıcı etkilerini sezdirmeye çalışır.

Geçmişte yazılan edebi eserlerin çoğunda edebiyat ile sosyoloji arasındaki veri paylaşımını görmek mümkündür. Türkçenin ilk yazılı ürünleri olan Orhun Yazıtları’nda; Türklerin o dönemdeki toplum yapısı, kültürü, devlet-millet ilişkileri, gelenek ve görenekleri, sosyal ve siyasi koşulları hakkında bilgiler yer almaktadır. Osmanlı Dönemi’ne damgasını vuran divan şiiri, imparatorluk yıllarındaki İstanbul’un sosyal hayatını ve kültürünü yansıtmaktadır. Halk arasında gelişip yaygınlaşan maniler, türküler, ağıtlar toplumun kültür ve anlayışının ürünleridir. Tanzimat yıllarında Batılılaşma süreciyle birlikte değişen toplumsal yapı ve yeni hayat tarzı, bu dönemde yazılmış şiir, hikaye ve romanlarda apaçık görülmektedir. Günümüz eserlerinde de insan ve toplum her yönüyle kendini göstermektedir.

Sonuç olarak sosyoloji biliminin toplumu her yönüyle inceleyen bir bilim dalı olduğunu, edebiyatın ise toplumun özelliklerini kurmaca bir boyutta ele alarak insan hayatına yansımalarını ele aldığını söylemek gerekir.




To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.


“ Kimseyle hiçbir konuda yarış halinde değilim.
Kimseden akıllı, kimseden güzel, kimseden iyi olma gibi bir iddiam yok.
Kimse için 'EN' değilim, 'DAHA' değilim.
Bu devasa iddiasızlığın bana verdiği özgürlüğün hastasıyım. ”


To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
  Alıntı